bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Bodrum Plajları


Deniz tatili yapılmadan yaz mı olur? Bir plaza çalışanının kendini dinlenmiş hissedebilmesi için deniz tatili olmazsa olmazdır, dinlenmiş olabilmek için kumsalda hiçbirşey yapmadan güneşe kendini bırakmak lazım... 
İşte bu fikirle hareket ederek, İtalya sonrası Ege’nin sıcak kollarına teslim ettik kendimizi...
Bodrum tatiline karar vermeden önce en çok Çeşme mi? Bodrum mu? Ikilemini yaşadık.
Geçen sene Çeşmeden yana kullandığımız , tercihimizi bu yaz Bodrumdan yana kullandık. Bayramda da Çeşmeye gideriz diye teselli olarak, rotamızı Bodruma çevirdik.

Çeşme’de Ayayorgi koyu ile sınırlı seçenekler arasından bir tercih yaparken işimiz çok kolaydı. Ancak Bodrum’da hangi koylara gidelim telaşı sardı bizi. Önce araba kiraladık daha sonra gün gün koyları keşf koyulduk.
Bodrum’un içi başka dışı başka. Koyları bile bambaşka hatta kuzeye bakan koylarla güneye bakanlar bile farklı.
Bu yazıda tatilini Bodrum’a geçirmek isteyenler için kendi gözlemlerime dayanarak çıkardığım bazı ipuçlarına yer vermek istedim. 

İşte Plajlar..

B-long Beach Yalıkavak maldivlerden gelen kumsalıyla harika beyazlığa sahip yumuşacık olsada benim zevkime göre Yalıkavak’ı çok rüzgarlı buldum bu sebeble pek sevmedim. Mekana değinecek olursa; İçeri giriş ücretsiz olsada, içeride 80 TL harcama yapmanız gerekli ayrıca yemekleri çok güzel değil. Mesela bizim tercih ettiğimiz Panini çeşitleri oldukça sıradan ve özelliksizdi. Içecek olarak, Çilek-Karpuz Frozen’ı ve Fesleğenli ayranı tavsiye olunur.

Fink Beach Ortakent/Yahşi
kesinlikle beğendiğim mekan  burasıydı içeri giriş ücreti bulunmuyor bir bileklik alıyorsunuz içerisini para yükleyip harcadığınız kadar ödüyorsunuz. Yemekleri harika çalışanları kibar, yardımsever, içeri gelen müşteri kalitesi oldukça iyi ağaçların altında serin serin güneşlenmenize rağmen denizi akvaryum gibi dalgasız. Mutlaka gitmenizi tavsiye ederiz biz daha sonraki günlerde tercihimizin çoğunu Fink Bechten yana kullandık.Ayrıca Merkez Marinadaki gece mekanı da en az beach kadar başarılıydı.
Gündoğan’dan Olira Beach mekan güzel yemekler leziz ama favorim olamadı.

Gümbet Escape Beach Mekan kalite açısından vasat altında yarım saatten az zaman geçirerek tercihimizi Yahşiden yana kullandık. Gümbetteki en iyi mekan diye gittik ancak beğenmedik. Mekan’da insanlar çok içiçe olması hoşuma gitmeyen bir özelliğiydi. Profilde vasata yakın olunca, mekana girip çıkmamız bir oldu.  
Yalıkavak Hamak Beach Yalıkavak çok rüzgarlı ve dolayısıyla denizi çok dalgalı, bu beach çok özellikli bir plaj değildi.
Casita (Türkbükü) pek tavsiye etmiyorum. Fiyatları makul, uygun yemek yeme şartıyla sadece yediklerinizi ödeyerek şezlong alabiliyorsunuz. Ancak sıcağın altında mantı biraz ağır kaçıyor.

XUMA Beach (Yalıkavak) Xuma’yı bilmeyen var mı? Bodrumun popüler yerlerinden bir diğeri... Giriş ücretini ödeyerek bileklik aliyorsunuz ve oradan bilekliğinizle harcama yapiyorsunuz yemekler, ortam harika kesinlikle bir diğer favorim.

Bitez koyları daha daha küçük bu yüzden pek tatmin etmedi bizi ama siz, sevimli bi yer olması bizim için yeterli derseniz tercih edebilirsiniz.

Herkese İyi Tatiller.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Bodrum Bodrum Gezi #2#

Merhaba,
Gezimizin ilk durağı Alaçatı'yken, ikinci durağımız Bodrum'du. Sabah 8'de kahvaltımızı yapmış yola koyulmuştuk çünkü gezilecek çok yer, yapılacak çok iş vardı.
Bodrum'da ilk rotamız Bodrum Su Altı Arkeoloji Müzesi'ydi. M.Ö 300 yıllarına kadar uzanan bir seçkiye ev sahipliği yapan bu müzede iki buçuk saate aşkın zaman geçirdik.

Bodrum Marine
 Bodrum kalesinde yer alan bu müzeye araçla geldik fakat Ortakent/Yahşi'de bulunan otelimizden otele minibüsler de bulunuyor. 4,75 liraya son durak Bodrum Garajı'nda indikten sonra müze 100 metre yürüyüş mesafesinde.
Bodrum Kale Yolu
Müze yolunda sağlı sollu satıcılar bulunuyor. Bunlardan en çok ilgimi çeken balon balıklarının kurutulmuş olarak sergilendiği sünger satıcıları. Fiyatları 5 TL'den başlayan bu süngerler 20 TL'ye kadar artıyor.
Bodrum Kale Yolu

Bodrum Kalesi antik çağda önce ada olup, sonraları kente bağlanarak yarımada durumuna gelmiştir. Müze, antik çağlardan bulunan birçok batık kentin yanı sıra Türk hamamı, Amphora, Doğu Roma Gemisi, Cam Salonu, Cam Batığı, Sikke ve Mücevherat Salonu, Karyalı Prenses Salonu, İngiliz Kulesi, İşkence ve Katliam Odaları  şeklinde konumlanmış 14 salondan oluşuyor. Beni en çok etkileyen, karanlık bir odada alttan ışıklandırma sistemi ile sergilenen M.Ö. 11. yy'a uzanan cam eserlerinin sergilendiği sergi alanıydı.
Müze salonlarında fotoğraf çekilemediği için kale içerisinde yer alan birkaç seçkiden bahsetmek istiyorum bunlardan biri de sunaklar, eski inanışlarda tanrılara adanan, onlara kurban edilen ya da sunulan bütün  eşyalar altar (sunak) denilen kendince kutsal ibadet yeridir.

Müzede sergilenen tiyatro maskları, anfitiyatro açısından bol olan ülkemizde orijinalliği korunarak günümüze ulaşmış. Esasında Bodrum kalesinde yer alan çoğu eser antik kentlerden yurt dışına getirilmeden ülkemizde kalan hazinelerimiz. Neyse o konulara şimdi girmeden size bu masklardan biraz bahsetmek istiyorum. Antik çağ'da tiyatro, üst sınıfa özgü bir etkinlikti ve bu dönemde oyunlarda dekor ya da kostüm bulunmazdı.Günümüzde geçerli olan oyunculuk anlayışı yoktu ve ifade edilen duygular oyuncuların ellerinde tuttukları ve yeri geldikçe yüzlerine koydukları maskelerle belirtilirdi
Anrik Çağ Tiyatro Mask

Bodrum Kalesinden Manzara

İçerisindeki özel bir odada Karya Prensesi'nin bulunan lahiti kemikleri ve etlendirilmiş formu bulunuyor.
Müze içerisinden

Müze bahçesinden kaleden ve açık alanda sergilenen birkaç eserden fotoğraf sunuyorum.
Müze içerisinden

Kale Manzarası

Gezimize tekne ile devam ettik. 11'de Gümbet'ten kalkan tekne akvaryum koyundan, Bitez'e birçok koyda durakladı ve böylece bu gezide denize merhaba demiş oldum.
Tekne
Tekne sonrası Sanat Güneşi Zeki Müre'nin evini ziyaret ettik. Zeki Müren'in sade hayatından izler taşıyan bu müze mutlaka ziyarat edilmesi gereken yerlerden.


Zeki Müren







Zeki Müren evi sonrası Yahşi'deki otelimize geri döndük. Akşam yemeği sonrası kaleye indik. Eğlenmek için Mandalin'i seçtik ve çok güzel zaman geçirdik. Bir sonraki yazımda, Didim/Milet antik kenti ve Apollon Tapınağı'ndan bahsedeceğim. Sevgiler...