eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2014 Cuma

Devrim Arabaları

Merhaba!
Bugun sizlere ilk otomobilimiz Devrimin başlamadan biten trajik hikayesini anlatacağım. Traji-komik deselerde benim yüreğim bu hikayeye komik demeye bile el vermiyor.

1961 yılında, ithal ikameci politikalar hatirlanip, Bu ülkenin yerli otomobili olması fikri ortaya atılır. Bu fikir üzerine Türk mühendisleri 4,5 aylık bir sürede diferansiyelinden vitesine, motorundan kaputuna, İlk türk otomobili “Devrim”i üretirler.  4 tane üretilen Devrimin  2 eşi 1961 yılında yakılır günümüze kalan Devrim, ise üretildiği  Eskişehir Tülomsaş'ta hüzün icinde yatıyor. 
Devrimin hikayesine gelirsek, 1961 yılında, 20 Türk Mühendisin olağanüstü  çabası sonucu 4,5 ayda yapımı tamamlanan “Devrim” 29 Ekim Cumhuriyet kutlamalarında boy göstermek üzere Eskişehirden trenle Ankaraya  yola çıkar.Trende bir kıvılcım olurda "yangın çıkar " ihtimaline  karşı deposuna 100m ileri getirebilecek kadar benzin koyulur.Ankarayaya geldikten sonra  Sıhhıyeden yakıt ikmali yapılacak olan Devrimin Siyah olan makam aracını Cemal Gürsel  seçer. Konteje yetişmek üzere yola koyulan Devrim 100 metre ilerledikten sonra tekliyip ve durunca Devrim karalanir Hatta o zaman,  Cemal Paşa “Garp gibi düşünüp araba üretiyor, Şark gibi davranıp benzin koymuyorsunuz” diyerek öfkesini belli eder. Bu durum üzerine Devrim arabalarının yakılmak üzere cezalandırılır. Günümüze kalan Devrim Eskişehir'de misafirlerini ağırlıyor. Misafirler Tülomsaş'ta Bu ülkenin çalınan gelecegine , Devrimin yalnızlığına yas tutuyor.
İşte Devrim arabalarını Trajik hikayesi böyle son buluyor.
NOT : 1961 yılında 4 adet üretilen DEVRİM Otomobillerinden sadece birisi günümüze ulaşmıştır. TÜLOMSAŞ Müzesi bahçesinde, özel olarak yapılan camlı garajda muhafaza edilen DEVRİM Otomobili halen çalışır durumdadır. Eskişehire gidildiğinde mutlaka ziyaret edilmeli eğer Eskişehire yolunuz düşmezde 2008 de yapılan Devrim Arabaları Filmini izlemenizi tavsiye ederim.
Sevgiler,

25 Mart 2014 Salı

Eskişehir Müzeleri


 
Herkese Merhaba!
Bugünkü yazımda Eskişehir tarihi Odunpazarı evlerinin içerisinde bulunan iki çağdaş  müzeden bahsedeceğim. İlki, “Madam Tussaud”  müzesini aratmayan Türkiye 'deki ilk örneği 'Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi' diğeri ise, yine aynı bölgede yer alan Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi ve Lületaşı müzesi olacaktır.
'Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi'
Yılmaz Büyükerşen kendi elleriyle yaptığı 160 balmumundan oluşan bu müze.Türkiyenin  ilk  Balmumu Heykelleri Müzesidir. Müze 5 bölümden oluşuyor
ilk salonda  Atatürk ve silah arkadaşları, Atatürk’ün ailesi, cam bölmeler içerisinde bizi karşılarken ikinci bölümde Kemal Sunal, İbrahim Tatlıses, Barış Manço, bizi karşılıyor.
Madam Tussaud Müzesi'nden farkı çoğu heykeli camekan içerisinden görebilsekte, heykeller bazıları gerçekçilik ve canlılıkta Madam Tussaud”  müzesini aratmıyor.  Bazı bölümlerde müze görevlilerince çekilen fotoğrafların geliri engelliler ile kız çocuklarına bağışlanıyor
Ziyaret Saatleri : Hafta içi 10:00-12:30 ve 14:00-17:00 saatleri arasındaHafta Sonu : 10:00-12:30 ve 14:00-17:00 saatleri arasında gezebilirsiniz.Giriş Ücreti Tam bilet : 3 TLİndirimli bilet : 1.50 TLMüze geliri engelli vatandaşlarımız ile kız çocuklarımız için harcanıyor.
Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi
2007 Yılında hizmete açılan müze üç tarihi evin restore edilmesiyle oluşan bina içinde yer almaktadır Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Atatürk Caddesi üzerinde bulunur. Müzenin dışarıdan görünüşü Osmanlevini anımsatmaktadır

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Eskişehir’in ilk ve en merkezi yerleşim alanlarından birinde bulunur.

İçeri girdiğinizde sergi salonlarında ve koridorlarda bir birinden nadide cam eserle sizbeklemektedir









 
Çağdaş Cam Sanatları Müzesi içinde  klasik ve postmodern eserler bulunmaktadır.  
Tramvayla buraya ulaşmak için “Atatürk Lisesi” durağında inilmeli ve bir kaç dakika yürünmelidir. Otobüslerin çoğu da buradan geçmektedir. Girişin ücretsiz olduğu müzeyi pazartesi günleri haricinde haftanın her günü 10.00 ve 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.
Lületaşı Müzesi

Eskişehir Sanatları Çarşısı‘nda başta Lületaşı olmak üzere hat, ebru, tezhib, kilim, halı dokumacılığı ve gümüş işlemeciliği gibi el sanatları yapılıyor ve satılıyor. Çarşı içerisindeki sanatçıların izniyle minik atölyelerin ziyaret edebiliyorsunuz 
Müze girişi ücretsiz. Müzede, Türkiye’de yalnızca Eskişehir’de çıkan lületaşı madeni hakkında bir çok bilgi ve eser bulabilirsiniz. Müzede zaman zaman ücretsiz kısa ney dinletileri yapılıyor, bizim şansımıza o günü ney konseri eşliğinde müzeyi gezme fırsatı elde etti
Müzelerin hemen karşısında şehrin bir diğer turistik noktası olan Atlıhan El Sanatları Çarşısı bulunuyor.
2 katlı çarşı içindeki dükkanlarda başta lületaşından yapılmış eşyalar olmak üzere Eskişehir’e özgü hediyelikler satınalabileceğiz bir yer.
Odunpazarı bölgesi, müzeleri  daracık sokakları, bahçeli evleri, çeşmeleri ve ufak meydanları ile sizi günümüzden alıp geçmişe yolculuğa çıkartacak çok güzel bir yer.
Eskişehir bir şehrin, şehircilik düzenlemesinin doğru planlanmasıyla nasıl turistik bir şehire dönüştürülebileceğini gösteren örnek Anadolu şehri. Umarım diğer Anadolu şehirlerimizde kültür sanat ve şehircilik anlamında benzer gelişmişlik seviyesine erişir.