20 Temmuz 2015 Pazartesi

İzmir Çeşme Plajları

Merhaba İzmir Çeşme'den bildiriyorum. Ramazan bayramı tatili bitti ama tatilciler hala plajlarda...
Bayram tatilinin ilk günlerine  göre kıyaslarsak yoğun bir kalabalık olduğu söylenemez ama yinede plajlar sezonun üzerinde bir kalabalıkta...
Bu yazıda tatil boyunca deneyimlediğimiz İzmir Çeşme plajlarını anlatıyorum.
Ayayorgi koyundan başlayan plaj günlerimiz hergüne bir koyda sonuçlandı aslında bu plajlara yıllardır geliyoruz. 2015 yılına göre değerlendiriyoruz bu sefer..

Ayayorgi oteli tabelasında. Sonra ilk sağdan girdiğinizde ayayorgi koyuna ulaşmış oluyorsunuz. Babyloon, Sole&Mare, Marrakesh, Paparazzi ve Kafepi'nin sırayla dizildiği bu koy dalgasız sıcam ve sakin bir deniz imkanı veriyor. İzmir İstanbul Ankara'nın gençleri çoğunlukla bu koylarda...

Babyloon 
Babyloon geniş ağaçlık bir alanda çimlerin üzerinde hasır şemsiye minder ve sezlong imkanı sunuyor çocuklu aileler içinde gençler içinde rahatlık vaad ediyor. Koyun ilk girişinde yer alan bu plajda denize çakıl bir alandan giriyorsunuz denizden çıkar çıkmaz duş yerlerinde duşunuzu alıp tuzlu sudan arınabilirsiniz. Tasarrufu duş sistemiyle benim takdirlerimi kazandı bile... 
Bu koylar içinde benim en hoşuma giden yer diyebiliriz.  Giriş ücreti 50₺ Wifi hizmeti var

Sole&Mare 
Babyloon plajına yüzme hatta yürüme mesafesinde olan bu plaja giriş ücreti 50₺ ve bir içecek ücretsiz. Minder üzerinde denize girme imkanı veren bu plajın minderlerinde rahat edemediğim için pek sevemedim. Yemek fiyatları 25-40₺ arasında oldukça makul bez şemsiye altında geniş gölgelik yer arayanlar için oldukça ideal. Otopark ücreti 20₺ Wifi hizmeti var ama içeride çekmiyor. 

Marrakesh
Koyun ortasında küçük bir alanda beyaz alana yayılmış minder Şezlonglarıyla rahat ve klas bir ortam sunuyor. Giriş ücreti  50 TL 

Kafepi
Beyaz konseptte olan bu plaj Babyloon'dan sonra en sevdiğim ayayorgi plajlarından.    Otopark ücreti30₺ giriş ücreti 40₺ ayayorgi koylarındaki tüm plajlar ortalama aynı fiyat aralığında seyir ediyor.Wifi hizmeti var ama içeride çekmiyor. 

Ilıca Plajları
Ilıca plajları genellikle halk plajlarından oluşuyor sezlong şemsiyenizi kendiniz getiriyorsunuz ve ya Mert Fırat plajından 20₺ ödeyerek sezlong şemsiye bulabilirsiniz. Çocuklu aileler için ideal olan bu plajların suyu ılıca kaplıcalarının denize dökülmesinden dolayı sıcak. Kumu Deniz'i güzel. Burada 7800 ve Altınyunus plajları lüks ve konfor arayanlar için Ideal 7800 girişi 80₺ Altınyunus ise 50₺


Dodo Beach

Gittiğimiz plajlar içinde fiyat ve hizmet orantısızlığı max. Olan tek plaj diybiliriz. Paşalimanı mevkiinde bulunan bu plajın girişi 40₺ yemek fiyatları 30₺ den başlıyor. Biraz pahalı buldum. Wifi hizmeti var ama içeride çekmiyor. 

Ve Çeşme halk plajı Tekke'den son fotograf...bana kalırsa en güzeli bakir halk plajları ancak konfor sever kız arkadaşlarımla olunca birlikte hareket etmek adına çoğu günlerimizi ayayorgi koylarında geçirdik eğer illa ayayorgide bir koyda güneşleneceğim diyor ve benim gibi konforun yanında doğa ve salaşlık arıyorsanız Babyloon seveceğiniz bir tercih olacaktır. Açıkçası ben Sole&Mare yine hiç sevemedim minder olayı bana konforsuz geldi her seferinde Babyloona yüzdüm:) Benim için tatil demek Ege'nin tuzlu sularında ellerin buruşuncaya kadar yüzüp sonrasında ısınmak için güneşlenmek demek. 

8 Temmuz 2015 Çarşamba

İzmir Mayıs Ayında Bir Başka

Herkese bir tatil öncesi Merhaba!


Uzun zamandır yazmaya ara vermiştim. Tatilden önce aklımda kalan tamamlamadığım yazıyı kaleme dökmeye karar verdim.
Mayıs’ta İzmir Bir Başka…
1 Mayıs tatil olmasını fırsat bilerek aylar öncesinden İzmir’e uçak biletimi almıştım. 30 Nisan Perşembe akşamı yola çıkarak soluğu havaalanında aldım. Tatil olmasına rağmen yollar oldukça boştu zira ben, Beşiktaş üzerinden Taksim/Havaş’a binerek 1 saatte Havaalanındaydım. Uçak uçuş iznini almak için 8. sırada olunca biraz geç havalandı ama tam vaktinde İzmir’deydi. İzmir’e  her gittiğimde kendimi ait olduğum yerde hissederim. Çocukluğumun Antalya ve İzmir hattı üzerinde geçmiş olmasından dolayı kurduğum bu bağ…  
Beni karşılamaya gelen arkadaşımla Bornova/ Küçük Park’a geçtik, İzmir’in öğrenci açısından zengin olan bu semti hoş mekânlarla dolu.


1 Mayıs’ta Özdere uçurtma şenliğine gitme kararı aldık. Yola çıktık,  Özdere’nin girişinde bulunan bir kafede serpme kahvaltı yaptık. 
İnanılmaz Rüzgarlı bir tepeydi çaylarımızın soğuması saniyeleri almıyordu.
Kahvaltı sonrası Özdere uçurtma şenliği alanına geçtik. sahilde denize karşı uçurtmalar rüzgarla dans ediyorlardı.
Gökyüzünde harika bir görüntü vardı. Hemen bir uçurtma bulduk ve uçurmaya başladık.
Çocuk olanın verdiği coşkuyla zamanın nasıl geçtiğini anlamadık.

Daha sonra akşam yemeği için Urla’daydık. Urla’nın mezeleri ve lezzetli balıklarıyla karnımızı doyurduktan sonra yola çıktık.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…



Daha sonraki günlerde arkadaşlarımla buluşup kimi zaman inciraltında balık/çay eşliğinde kitabımı okuyarak günleri geçirdim.